12 Kasım 2017, Pazar

Hacıbektaş-ı Veli’nin Hayatı

Hacı Bektaş Veli, 1209 yılında Horasan’ın Nişabur kentinde doğmuştur. Babası, İbrahim Sani’dir. Büyük Türk tasavvufçusu Ahmet Yesevi’nin öğrencisi Lokman Parende’den ders alıp yetişmiştir. Hacı Bektaş Veli, Anadolu’ya 1220-1230 yıllarında gelir. O’nun düşünceleri o denli barışçıldır ki halk Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu’ya beyaz bir “güvercin donunda” geldiğine inanılır. O, Anadolu’da bir süre gezdikten sonra şimdiki Hacı Bektaş kasabasına yerleşir. Dergahını kurar ve kapısını tüm insanlığa, ardına kadar açarak düşünceleri ile onları aydınlatmaya çalışır.

Hacı Bektaş Veli’nin gerçek hayatı yanında bir de mitolojik hayatı vardır. Mitolojik hayatında masal unsuru hakimdir. Erenler, denize halısını veya postunu serer üstüne oturur, karşıya geçer. Sırası gelince şahin olur, güvercin olur, uçar. Gerekirse silkinir, insan olur. Bir anda bir çok yerde olabilir. Sabah Kabe’de, öğlen yemeğinde evine döner. Ateşte, kaynar suda yanmaz. Taşa basar, taşta ayak izleri çıkar. Taşı isterse un gibi ezer, dağı saman çöpü gibi nefesiyle uçurur. Taşlar kerametine tanıklık eder. Hayvanlar keremi ile dile gelir, kayalar yürür. Yırtıcı hayvanlar onun bir bakışıyla ya yok olur ya da taş kesilir.

İradesi doğa yasalarının üstündedir. Dileyip de gerçekleştiremediği şey yoktur. Zaman içinde zaman, mekan içinde mekan yaratır. Onun için yok yoktur; doğuşu bile bir kerametin sonucudur. Ölüm ise onun için uyumak anlamına gelir.

Benimle gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
Her ne ararsan kendinde ara.
İncinsen de incitme.
Eline, diline, beline sahip ol.
Bir olalım, iri olalım, diri olalım.
Gönül ek, gönül biçersin.
Hacı Bektaş Veli

Hacı Bektaş Veli, Türkistan’da Ahmet Yesevi dergahında yetişen örnek öğrencilerden birisidir.
Anadolu hangi ulustan, hangi ırktan, hangi inançtan olursa olsun bütün insanlara, bütün ermişlere, bütün uluslara kapılarını açmış derin sevgi , saygı göstermiş insanların yurdudur. Anadolu, bilinen en eski çağlardan bugüne uzanan bir uygarlıklar zinciridir. Bir kültür mozaiğidir.

Anadolu’nun tarihi, Anadolu insanının tarihidir. Anadolu insanı ile Anadolu tarihi bir bütündür. Biri olmadan diğeri düşünülemez. Biri anlaşılmadan, öteki anlaşılamaz, açıklanamaz. Bu bütünlük, bilinen en eski geçmişten günümüze kadar sürüp gelmektedir.

Anadolu insanı, başkalarından aldığına kendi özelliklerini de katmış, yoğurmuş yeni bir öz ve biçim vermiştir.

Çok tanrılı, tek tanrılı bütün dinler Anadolu’da buluşmuş, karışmış, kaynaşmış yeni bir inanç, yeni bir düşünce olarak tarih sahnesine çıkmıştır.

En son tek tanrılı din olan İslamlık bile burada, doğduğu ülkedeki gibi algılanmamış, Anadolu toprağına ekilince farklılaşmış, yeni bir içerik kazanmıştır. Anadolu İslam’ı, kendine has özellikler taşıyan bir içerikle ortaya çıkmıştır.

Hacı Bektaş Veli, İslamiyet’i Anadolulaştırmıştır. İslamiyet’i Türkçe konuşturmuştur. Bu oluşum, ortaya Anadolu’nun İslamiyet’i Türkçe konuşturması olan Anadolu Aleviliği doğmuştur.

 

Yazan -

Aşağıdaki Makalelere Bakabilirsin

YAS-I MA’TEM

Alevi erkanında Hicri takvime göre her yıl Muharrem ayında tutulan bir yas vardır. On iki ...