12 Kasım 2017, Pazar

19 – 24 ARALIK 1978 MARAŞ KATLİAMININ 37. YILI

ismail balaZülüm baskı katliam yine bize düştü. Alevilere yönelik inkar ve saldırılar halan devam ediyor. Maraş ne ilktir nede sondur. Bin yıldır Anadolu Coğrafyası yüzlerce benzeri katliamlara, kıyımlara tanık olmuştur. Baba İshak ta Kalender Çelebiye Şeyh Bedrettin’de, Pir Sultana Zulme, baskıya karşı yaşam mücadelesi devam ediyor. Dün olduğu gibi bugünde kıyım ve inkar devam ediyor. Egemen güçler her zaman toplumu tekçi bir anlayışla yönetmek isterler. Farklıklarla birlikte yaşanmak istenmiyor. Farklı olanı kendini farklı kılana farklı görene yaşam hakkı tanınmıyor. Yunus Emre’nin Yaratanı severim, Yaratılanda ötürü. Sözünü sahtekarca kullanıyorlar.

NEDEN MARAŞ VE ALEVİLER. 1960-70-80 Yılları Türkiye’de kentleşmenin hızlandığı yeni dinamiklerin oryaya çıkmasına da sebep oldu. Sosyal muhalefetin, İşçilerin gençlerin kadınların köylü ve memurların yani tüm emek güçlerinin örgütlü mücadeleyi yükseltmeleri hak almanın örgütlü olmaktan geçtiği bilinci artmıştır. Aleviler hem bireysel hem de toplumsal olarak yükselen muhalefettin önemli bileşeni oldu. Türkiye Birlik Partisinin kurulması her şeye rağmen Alevilerin açık kimlikleriyle ortaya çıkmasını sağladı. Bu çıkış Alevilerin aynı zamanda hedef haline de getirdi.

1966-67 Elbistan olayları bunun ilk işaretlerini veriyordu. 1970 lere gelindiğinde sistem alarm vermeye başladı. Sosyal gelişmeler ekonomik gelişmenin önüne geçti Sendikalar Gençler özellikle parlamentoda Türkiye İşçi partisinin Kürtlerin, kimlik, Taleplerini Alevilerin inanç taleplerini seslendirmesi, 12 Mart 1971 Darbesi Patinin kapatılmasına sebep gösterildi. 1973 te Muhalefet yenide toparlandı, 1977 de yapılan seçimlerde CHP Tüm sol ve Demokratların desteğini alarak YÜZDE 42 oyla birinci parti oldu. Fakat kırız devam ediyordu. 80’lere doğru ülke yönetilmez hale gelmişti. Rejimin Zinde Derin güçleri iç ve dış güçler ABD, NATO Devreye girdi. İçerde paramiliter Faşist güçleri eğiterek destekleyerek halkın üzerine saldırtıyorlardı. Askeri darbenin önünü açmak için ülkeyi kan gölüne çevirdiler. Maraş kıyımı önemli bir kırılma oldu, kıyımda sonra ülke sıkıyönetimle idare edilmeye başlandı. 12EYLÜL 1980 DARBESİNİN önü açıldı.

Dönemin ABD Başkonsolosu Çorum Sivas Amasya ve Erzincan’da Alevi Sünni Çatışmasını körüklediği bizzat MHP’liler itiraf ettiler. MARAŞTA NE OLDU. Maraş’ta yaşanan bir vahşettir, bir soykırımdır, saldırının başını çeken Ökkeş Kenger CHP binasını kundakladıktan sonra Ankara ya telefonla işi başardığını bildiriyordu. Derin güçler ve Faşistler Katliamda günler öncesinde çevre illerde ilçelerde Maraş’a yığınak yaptılar. İskenderun Demir Çelik fabrikasında o dönem 60-70 yakın Faşist militanın bir hafta izin aldıklarını bizzat tespit ettik. DİSK Genel başkanı Kemal Türkler Prof. Cahit Tütengil dönemin Adana Emniyet Müdürü Cevat Yurdakul un ve 7 Genç TİP’linin katilleri Haluk Kırcı Bünyamin Adnalı Ahmet Ercüment Gedikli ve Ünal Osmanağaoğlu gibi eli kanlı katiller operasyon için Maraş’taydılar. Sürüye saldıran kurtlar gibi pusuda yerlerini almışlardı. Katliamda attıkları slogan Müslüman Türkiye, ordu millet el ele. Şehir adeta kuşatıldı. Maraş’a giriş çıkışlar 7gün boyunca yasaklandı, tüm Maraş’a giriş yolları kesildi. Bugünkü İŞİD vari katliama, kıyıma giriştiler. 6 Gün boyunca Alevilere Maraş’ta kıyım kırım vahşet yaşatıldı. SONUÇ Bilanço çok ağırdı 111 ÖLÜ 210 ev 70 işyeri Yağmalanmış yok olmuş. Bir bilezik için kesilen kollar, karnı deşilmiş hamile kadınlar, yüzlerce yetim öksüz bebe ve yüzlerce yaşlı insan

Maraş’ta yaşanan bir Alevi Sünni çatışması değildir, Faşist egemen güçlerin yönetime el koymanın bir ön hazırlığıdır. Bir derin Devlet operasyonu. Eğer Sünni komşuların desteği, yardımı olmasaydı felakettin boyutları farklı olurdu. Bu kadar kanlı bir olayda sonra ciddi bir yargılama dahi yapılmadı. Yapılmadığı için Sivasları Çorumları yaşadık. Madımağı ve Gaziyi yaşadık. Suruç’u, Ankara’yı yaşadık. Kıyım bitmiyor devam ediyor. Maraş Maraşlı Alevilerin Yüreğinde Beyninde hafızasında unutulmayan derin bir yaradır. Çocukluğunda Maraş’a ait ne varsa silinmiştir. İyileşmek için geçmişle ciddi manada yüzleşmek gerekiyor. Ne yazık ki buna yönelik bir çaba söz konusu olmuyor. Tam tersine insanların ölülerinin mezarlarını toplu ziyaretlerine izin verilmiyor, yasaklanıyor. Ozan Mahsuni’nin dediği gibi İnancımızı yüreğimizi Söküp gittiler. Maraşlıyım demeye utanıyorum. Maraş halkı yine gamlıdır. Bu yıl dönümünde tüm hakka yürüyen canlarımızı saygı ve sevgiyle anıyoruz.

 

Yazan -

İsmail Bala

Aşağıdaki Makalelere Bakabilirsin

ÜMMETİN NİKAH KİRİZİ

Ümmetin nikâh krizi Neden müftüye nikâh yetkisi verildi? Bu bir inanç özgürlüğü meselesi mi? Yoksa ...